Ne ki bu "Duygusal Rehberlik"?

Duygusal Rehberliğin Getirdikleri



Bir sabah işe geç kaldığınızı, apar topar hazırlandığınızı tam evden çıkacakken çocuğunuzun, “Hayır anne kreşe gitmek istemiyorum! Evde kalmak, oyuncaklarımla oynamak istiyorum!” dediğini düşünün. Ne yaparsınız?

Çocuğunuzun saçmaladığını, evden çıkmaması için hiçbir neden olmadığını düşünebilirsiniz. Sonra da çocuğun dikkatini üzüntüsünden uzaklaştırmak için sevdiği bir yiyeceği ya da kreşte yapmayı sevdiği bir etkinlikten bahsedebilir ya da çocuğunuzu gitmek istemediği için azarlayıp, onun bu davranışından bıktığınızı söyleyip onu iyi bir paylayabilirsiniz. Bütün bu olumsuz düşünce ve davranışlarınızın aksine, çocuğunuzu tüm öfkesi ve üzüntüsü ile kabul edip, evde kalmak istemesinin son derece doğal olduğunu söyleyip, onunla on dakika oyun oynayıp ardından da kreşe götüreceğinizi de söyleyebilirsiniz. Bu iletişim şekilleri elbette ki sizin ve çocuğunuzun duygu fırtınasını dindirme ve çözüm bulma amaçlıdır. Ancak bütün bu davranışlar neler doğurur dersiniz?

Kanıtlar ortaya koymaktadır ki, kaygı ile açlık duygusunu anlayamayan kız çocukları yeme bozukluğu riskini en çok taşıyan bireyler olmakta, ergenlik sonunda hamile kalma olasılığı en yüksek olanlar ise erken çocuklukta dürtülerini kontrol etmekte güçlük çekenlerdir. Erkeklerdeki erken çocukluk döneminde görülen dürtüsellik, gelecekte çocuk suçlarına ve şiddete yönelme riskini de yükseltmektedir. Hem kız çocuklarını hem erkek çocuklarını ilgilendiren bir gerçek ise kaygı ve duygusal çöküntü ile baş edemeyenlerin alkol ve uyuşturucuya eğilim gösterdiğidir.

Peki ne yapılmalıdır? Çocuğunun neden evde kalmak istediği sorulmalı, o anki duygu durumu hakkında konuşulmalı ve kendi işe geç kalma durumundan da bahsedilmelidir. Fiziksel temas kurarak, onun üzüntüsünü paylaşmalı, ancak sınır da çizerek evde kalamayacaklarını belirtip çözüm önerisi getirilmelidir. Örneğin, birlikte olacakları zamanı hayal etmek, birlikte ne yapmak istediğini sormak gibi. Bu sayede çocuk düş kırıklığına uğrasa da olumsuz duygu durumunu aşabileceğini, duygusunu tanımlayarak, deneyimleyerek ardından da kabul ederek görecektir.

Duygusal yönden edeceğiniz rehberlik çocuklarınızın son derece güçlü sadakat ve duygu köprüleri inşa etmelerini sağlayacak, bunu yaparken koyduğunuz sınırlar da kurallara riayet ve sorumluluk duygusu kazandıracaktır. Duygusal zekasını geliştiren çocuk daha yüksek özgüvenle hareket edecek, hayatı boyunca daha yüksek performanslar gösterecek, daha derin ahlaki muhakemelerde bulunacak ve daha sağlam sosyal ilişkiler kuracaktır.


Yazar: Sema Kurtoğlu

105 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör