Disleksi ile ilgili "Sosyal-Duygusal Sorunlar"



DUYGUSAL SORUNLAR

"Disleksi, duygusal ve sosyal problemlere bağlı değil, biyolojik faktörlere bağlıdır."

Disleksili çocuklar okul öncesi dönemde gayet mutlu ve huzurludurlar. Herhangi duygusal ve sosyal problemler yaşamazlar bu dönemde.

Yıllar ilerledikçe kısacası sınıf arkadaşlarının okuma becerileri ilerledikçe disleksili çocukların hayal kırıklıkları başlar. Disleksili çocukların hayal kırıklıkları genellikle kendi beklentilerini karşılayamadıklarında ortaya çıkar. Disleksili çocuklar diğer insanların (özellikle aile ve öğretmen) beklentilerini karşılayamadığında çok daha fazla etkilenir.

Kaygılarıyla baş etmek için mükemmeliyetçi beklentiler geliştiren ebeveynler veya bu şekilde yetiştirilen disleksili çocuklar için bir hata yapmanın korkunç olduğuna inanarak büyümesi, çocukta yaşanan hayal kırıklığı ve kaygıyı had safhada yaşamasını tetikler.

Aptal, beceriksiz gibi ifadeler disleksili çocuklarda yetersizlik duygusunun kronikleşmesine sebep olur. Yalnızca disleksili çocuk için değil hiçbir çocuk için kullanılmaması gereken kelimelerdir. Yetersizlik duygusunu bir kere hisseden çocuk bunu hayatı boyunca taşıyacaktır. Bu sebeple özellikle tüm çocuklarla konuşurken etiketleme yapmamalı ve yetersizlik duygusunu hissetmelerine engel olmalıyız.


SOSYAL SORUNLAR

Disleksili çocuklar sosyal ilişkilerde de çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Bunları nedenleri ile birlikte inceleyelim:

· Disleksili çocuklar yaşıtlarına fiziksel ve sosyal olarak olgunlaşmamış olabilirler. Bu durum ise zayıf bir öz imaja ve daha az akran kabulüne yol açabilir. Sosyal olarak olgunlaşmamış olmaları sosyal olarak onları zorlayabilir.

· Sosyal ipuçlarını algılamakta zorlanabilirler.

· Kişisel mesafeyi, beden dilini koruyamayabilir veya anlayamayabilirler.

· Disleksi genellikle sözün, dilin işleyişini etkileyen bir güçlüktür. Etkilenen kişiler doğru kelimeyi bulmakta zorlanırlar. Doğrudan soruları yanıtlamadan önce durabilir, duraksayabilirler. Bu sorunla daha çok okulda öğretmeni veya arkadaşları ile karşılaşır. Fakat disleksi ile ilgili bilgisi olan öğretmen disleksili öğrenciyle nasıl bir iletişim kuracağını bilmektedir.

· Disleksili öğrencilerin hatalarından ders alması biraz uzun zaman alabilir.

· Olayların sırasını hatırlamadıkları için yetişkinler tarafından yalan söyledikleri düşünülebilir. Fakat disleksili çocuk olayları kafasında farklı şekilde anlamlandırmaktadır.

· Yaşanan bir olayı her anlatışlarında farklı bir şekilde anlatırlar. Böyle durumlarla karşılaşan aile veya öğretmen çocuğun psikotik ya da patolojik bir yalancı olduğunu düşünebilir. Fakat yukarıda da belirttiğim gibi disleksi ile ilgili net bilgileri yoksa bu kanıya varabilirler.

· Dislektik tutarsızlık bir çocuğun hayatında önemli zorluklara yol açar.

· Her bireyin güçlü ve zayıf olduğu yönleri vardır. Dislektiklerin ise bu güçlü ve zayıfları oldukça abartılıdır. Bazen akranlarının yapamayacağı işleri yaparken, bazen de akranlarının seviyesinin altındaki işleri yapamazlar. Buna “Roller Coaster” etkisi denir. Ani iniş ve çıkışları vardır dislektik bireylerin.

· Birçok disleksili birey yukarıdaki durumu “ Kara deliklere yürümek...” olarak tanımlamıştır.

· Disleksili bireylerin hatalarında da tutarsızlık vardır.

· Disleksili bireylerin performansları günden güne değişiklik gösterebilir. Bazı günlerde çok iyi okuma/yazma yaparken, başka bir gün kendi ismini yazmak da zorlanabilir. Disleksili bireyler için performans dalgalıdır.

Yukarıda birçok sosyal ve duygusal sorundan söz ettik. Bu sorunları biz yalnızca okuduk. Fakat okurken kendimizi disleksili bir çocuğun yerine koyduğumuzda neler hissettiklerini az da olsa hissedebiliriz. Hissedebiliriz, yardımcı olmaya çalışırız. Fakat bireyin disleksi ile yaşayabilmesi için mutlaka uzman desteği alması gerektiğini unutmamalıyız.


Yazar: Fatma Ülker


102 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör