Çocuklukta "OBEZİTE"

Yeni Dünya Sendromu: ‘’Çocuklukta Obezite’’



Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çocuklukta aşırı kilo ve obezite yaygınlığı giderek artış göstermektedir. Genel olarak obezite bir erişkin hastalığı gibi algılansa da özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çocuk ve ergenlerdeki obezite yaygınlığının artış göstermesi, çocukluk çağı obezitesinin küresel boyutta halk sağlığı sorunu oluşturacağının bir göstergesidir (WHO, 2016). Bu durum bazen orantısız şekilde görülse de çeşitli sosyoekonomik düzeyden birçok insanı etkilemektedir (Şenol ve ark., 2014).

Çocukluk obezitesinin gelişiminde kalıtımsal, sosyal ve davranışsal faktörlerin birlikte önemli etkisi vardır. Enerji içeriği yüksek olan besinler, büyük porsiyonlu beslenme, fast food, şekerli içeceklerden oluşan kötü beslenme alışkanlıkları obezitenin oluşumunda rol oynar. Bu çocukların besin alımları genellikle yemek seçici, yemek saatleri düzensiz, diyet öyküleri aşırı besin tüketici ve atıştırıcı tip, ödül olarak şeker ve aşırı karbonhidratlı besin tüketen ve bol yağlı özellikle kızartmaya eğilimli, sebze-meyve tüketimi az, et tüketimi fazladır (Köksal ve ark., 2008).



Azalmış fiziksel aktiviteyle karakterize bir durum olan sedanter yaşam stili de (okul servisleri, asansör kullanımı, teknolojik araçlar, kentlerde yetersiz yeşil alan, spor derslerini aksatma) obezitenin gelişiminde rol oynamaktadır. Çocukların günde 2-3 saatten fazla televizyon, bilgisayar, telefon ile zaman geçirmesi fiziksel aktiviteyi azaltırken, besin alımında artışa neden olmaktadır. Ayrıca çalışmalar, çocuklar ve ergenlerdeki kısa uyku süresinin obezite gelişimi ile ilişkili olduğunu göstermiştir (Epstein ve ark. 2008; Akt., Öztürk, 2017).

Öncelikle çocuklarda ve ergenlerde görülen bu obezite salgını, yetişkinlikte obeziteye sebep olabilmektedir. Soluk alıp vermede güçlük, bu çocukların önemli solunum yolu rahatsızlıklarındandır. Obezite; kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet gibi hastalıkların çocukluk yaşlarında ortaya çıkmasına neden olur. Kan yağları, kolesterol düzeyleri artar. Obezite, dengesiz beslenme sonucu geliştiğinden gerekli besin ögelerinin tüketilmemesi sonucunda bağışıklık sisteminin gelişimi ve etkinliği de azalır. Bu nedenle obezite, çeşitli hastalıkların hazırlayıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır (Özer ve ark., 2014).

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve çeşitli egzersizler çocukların obezite geliştirme riskini azaltabilir. Çocukların yeme alışkanlıkları çoğunlukla çocuğun bakımını sağlayan kişinin davranışlarından etkilenmektedir. Çocukların egzersiz düzeyi üzerinde de ebeveynler ve okullar önemli rol oynamaktadır. Düzenli egzersiz yapan ebeveynler tarafından büyütülmek, çocuğa egzersiz için olumlu model sağlamaktadır. Bu nedenle aileler çocuklarının gelişiminin farklı aşamalarında değişen rolleri ile, çocukluk çağı obezitesinin önlenmesi için kritik bir role sahiplerdir. Ebeveynler çocukların beslenme davranışları üzerindeki rollerinin öneminin farkına varmalıdırlar. Evlerinde sağlıklı bir beslenme ortamı yaratmalı, fiziksel aktivite fırsatları sunmalı, televizyon izleme gibi yerleşik davranışları azaltarak iyi rol model olmalıdırlar (Deleş, 2019).


Referanslar

Deleş, B. (2019). Çocukluk çağı obezitesi., H.Ü. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 6(1).

doi: 10.21020/husbfd.483107

Köksal, G., Özel, H. (2008). Çocukluk ve ergenlik döneminde obezite (1). Ankara: Klasmat

Matbaacılık.

Özer, S., Bozkurt, H., Sönmezgöz, E. ve ark. (2014). Obezite tanılı çocuklarda yeme

davranışının değerlendirilmesi. Çocuk Dergisi, 14(2), 66-71.

Öztürk, Y., Özyurt, G., Akay, A. (2017). Çocukluk çağı obezite tedavisinde davranışçı ve

bilişsel yaklaşımlar. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 24 (1).

Şenol, V., Ünalan, D., Bayat M. Ve ark. (2014). Change in reference body mass index

percentiles and deviation in overweight and obesity over 3 years in Turkish children

and adolescents. Journal of Pediatric Endocrinology and Metabolism, 27(11-12),

1121–1129.


Yazar: Gizem Cambaz

147 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

INSIDE OUT