Çocuklarda Disleksi

Öğrenme güçlüğü ile ilgili çalışmalar yaklaşık bir asır önce Avrupa’da başlamıştır. Adolf Kussmann’ın öğrenme güçlüğü ile ilgili kullandığı ilk terim “kelime körlüğü”dür. Kelime körlüğü oldukça farklı ve ilgi çekici bir terim olarak görülmüştür. Aradan geçen yıllar sonra öğrenme güçlüğü için “öğrenme engeli” ifadesi kullanılacaktır. 1887 yılında ise Dr.Berlin “disleksi” terimini kullanarak bu terimi bizlere kazandırmıştır.

Öğrenme güçlüğü oldukça geniş bir kavram. Disleksi ise öğrenme güçlüklerinden yalnızca biridir. Bu yazımızda disleksiyi bir sonraki yazılarımızda ise disgrafi ve diskalkuliyi incelemiş olacağız.



DİSLEKSİ (OKUMA GÜÇLÜĞÜ)

· Zeka düzeyi normal veya normalin üzerinde olan; okuma hızı, okuma kalitesi, okumayı öğrenme hızı, okuduğunu anlama ve anlatma becerisi yaşıtlarına ve zekasına kıyasla beklenenin altında olan okuma bozukluğunun genel adıdır.

· Genellikle çocuğun okul döneminde fark edilir.

· Bir hastalık değildir.

· Okumayla ilgili zihinsel süreçlerdeki bir bozukluktur.

· Her disleksili çocuk birbirinden farklıdır.

· Disleksili çocukların en ayırt edici özellikleri; aynı yaşta ve zeka seviyesindeki diğer çocuklara kıyasla okuma düzeylerinin daha düşük olmasıdır.

Amerika Psikiyatri Derneği, 2000 yılında disleksiyi şöyle karakterize etmiştir:

· Tek kelimelik okumada zorluklar

· Kelimeleri çözmede ya da sonlandırmada zorluklar ( Cümleye başlayıp cümleyi bitirememe gibi...)

· Gördüğü kelimeleri okumakta zorluklar

· Yetersiz fonolojik işleme ( Cümlelerin kelimelerden, kelimelerin hecelerden, hecelerin seslerden oluştuğunu kavramadaki yetersizlik.)

· Anlamlı ve akıcı dil zorlukları

· Kavramada zorluklar

Yukarıdaki bilgilere ek olarak, disleksili bireylerde okuma zorlukları kalıcıdır. Okuma güçlüğü beraberinde yazma(disgrafi) ve matematiksel güçlüğü (diskalkuli) de getirebilir.

Şimdi ise dönemsel olarak disleksi belirtilerini inceleyelim.


OKUL ÖNCESİNDE DİSLEKSİ (3-5 YAŞ ARASI)

· Sözelde söylenenleri karıştırma

· Boyamada zayıflık

· Kopyalamada zayıflık

· Zayıf hafıza

· Ailede disleksili bir bireyin olması

· Bazı aktivitelere çocuğun yavaş tepki vermesi

Okul öncesi dönemde disleksinin fark edilmesi oldukça güçtür. Çünkü sınıfın neredeyse yarısı yukarıdaki belirtilerden en az birini taşıyabilmektedir. Disleksinin fark edilmesi genellikle ilkokulun ilk yıllarında olur. Çocuğun beklenen beceriyi yani okumaya geçmeyi gerçekleştirememesi ile öğretmenler ve aileler bu durumu fark ederler.


İLKOKULDA DİSLEKSİ

· Disleksili çocuğun okuma güçlüğü belirtileri genellikle okuma yazma süreci ile ortaya çıkar.

Bu sebeple çocuk birkaç yıl eğitim almadan ona okuma güçlüğü tanısı konulamaz. Fakat disleksinin belirlenip müdahalenin en hızlı bir şekilde yapılması oldukça önemlidir.

· Disleksili bir çocuk harfleri tanımakta, harfleri seslendirmekte, bu becerileri otomatikleştirmekte ve hızlı bir şekilde çözümlemede zorlanır.

· Okula gitmede isteksizlik görülür.

· Harfler ve sesler karıştırılır.

· Verilen yönergeleri takip etmede zorluklar yaşanır.

· Organize olamama görülür. Özellikle zaman yönetimi konusunda problemler yaşanır.

Okuma ile eş zamanlı olarak disleksili çocuklarda yazım hataları da ortaya çıkar. Okurken atladıkları veya arttırdıkları harfleri yazarken de hissettirirler.


DİSLEKSİLİ ÇOCUKLARDA YAYGIN YAZIM HATALARI

· Benzer harfleri karıştırmak ( b - d - p ve t - f gibi )

· Harf atlamak ( kabak kelimesini kbk yazmak gibi )

· Yan yana gelen iki aynı harfi tek yazmak ( bakkal kelimesini bakal yazmak gibi )

· Harf eklemek ( kafeterya kelimesini kafefeterya yazmak gibi )

· Dağınık bir yazı yazmak/ satır takibinde zorluk

· Büyük harfi ya kullanmamak ya da yanlış yerde kullanmak

· Noktalama işaretlerini kavrayamadıkları için kullanamamak

· Hatalı/ yanlış yazılarını bozuk yazarak tölare etmeye çalışmak

Disleksili bir çocuk okuduğunu anlama, anladığını kavrama, anlamlandırma ve geri dönüt verme konusunda bilişsel bir zorluk yaşadığı için bu onun yazmasına ve matematiksel işlem yapmasına da mutlaka yansıyacaktır.

Disleksili bireyler çoğunlukla ezber gerektiren sıralamaları öğrenmekte ve yön – zaman kavramlarını ayırt etmekte zorlanırlar. Alfabe dizilimi, çarpım tablosu, ayların ve günlerin sıralı bir şekilde söylenmesi bu zorluklara örnek verilebilir.

Unutulmamalıdır ki bu zamana kadar ismini duyduğumuz pek çok yetenekli isim dislektik idi. Picasso, Agatha Christie, Tom Cruise ve daha niceleri... Önemli olan disleksinin doğru zamanda fark edilip, doğru müdahale ile desteklenmesidir.


Yazar: Fatma Ülker

144 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

INSIDE OUT